Neden Yenilenebilir Enerji?

Yenilenebilir Enerji Nedir?

Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir. Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.

Yenilenebilir enerji kaynakları, 2015 ve 2016 yıllarında insanların küresel enerji tüketimine % 19,3 ve elektrik üretimine % 24,5 katkıda bulundu. Bu enerji tüketimi % 8,9 geleneksel biyokütleden, % 4,2 ısı enerjisi (modern biyokütle, jeotermal ve güneş ısısı), % 3,9 hidroelektrikten ve kalan % 2,2 ise rüzgar, güneş, jeotermal ve diğer biyokütle türlerinden elde edilen elektriktir.

2015 yılı sonu itibarıyla, dünyada üretilen elektriğin yaklaşık % 23.7'si yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak üretilmiştir. Amerikan Enerji Bakanlığı'nın ön görülerine göre 2014'te 5288 TWh (terawatt.saat) olan yenilenilenebilir enerjiden elektrik üretimi 2040'lara gelindiğinde 10000 TWh'ın üzerinde olacak. 2014 yılında 273 milyar dolar; 2015 yılında 285.9 milyar dolar yenilenebilir güç ve yakıtlarına yatırım yapılmıştır. 2014 yılında 665 GW (gigawatt) olan hidroelektrik dışında yeni kurulan santral kapasitesi, 2015 yılında 785 GW'a çıkmıştır. Hidroelektrikle beraber 1,701 GW olan yeni kurulan kapasitesi 1,849 GW'a çıkmıştır.

Yenilenebilir teknolojilere yapılan dünya çapındaki yatırımlar 2015 yılında 286 milyar ABD Dolarını aştı. Yenilenebilir enerji sistemleri hızla daha verimli ve ucuz hale geliyor ve toplam enerji tüketimindeki payları artıyor. 2019 itibarıyla, dünya çapında yeni kurulan elektrik kapasitesinin üçte ikisinden fazlası yenilenebilirdi.

Dünyadaki en az 30 ülke halihazırda enerji arzlarının yüzde 20'sinden fazlasını sağlayan yenilenebilir enerjiye sahiptir. Ulusal yenilenebilir enerji piyasalarının önümüzdeki on yılda ve sonrasında güçlü bir şekilde büyümeye devam edeceği tahmin edilmektedir. İzlanda ve Norveç, tüm elektriğini halihazırda yenilenebilir enerjiyi kullanarak üretiyor ve diğer birçok ülke gelecekte % 100 yenilenebilir enerjiye ulaşmak için bir hedef belirledi. Dünyadaki en az 47 ülke halihazırda yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin yüzde 50'sinden fazlasına sahip.

Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği teknolojilerinin hızlı yayılması, önemli ölçüde enerji güvenliği, iklim değişikliğini hafifletme ve ekonomik faydalarla sonuçlanmaktadır. Uluslararası kamuoyu araştırmalarında, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların teşviki için güçlü bir destek var. Birçok yenilenebilir enerji projesi büyük ölçekli olsa da, yenilenebilir teknolojiler aynı zamanda enerjinin insani gelişme için genellikle çok önemli olduğu kırsal ve uzak bölgeler ve gelişmekte olan ülkeler için de uygundur.

Türkiye’nin Vizyonu:

AB üyesi ülkelerin enerji tüketimlerinin içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmaya yönelik çabalara ağırlık vermeye başladıkları  bir dönemde, Türkiye AB üyeliğini ulusal politika olarak amaçlamış bir ülke olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına giderek artan bir önem vermektedir. Türkiye, gerek uluslararası taahhütler  ve Avrupa Birliği üyelik hedefi, gerek ulusal gereksinim ve çıkarları bakımından yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını teşvik etme, bu amaçla gerekli idari yapıyı kurma çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çerçevede, 24 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren, gözden geçirilmiş “Avrupa Birliği Müktesebatı’nın Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” nda, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam enerji üretimindeki payının artırılması kısa vadeli öncelikler arasında belirtilmiştir. Ulusal Program’da ayrıca, gerek  enerji ithalat bağımlılığının  azaltılması gerek arz güvenliğinin sağlanması amacıyla, enerji arz dengesinde yenilenebilir enerji kullanımının artırılmasının enerji politikasının önemli bir parçasını oluşturduğu ve yenilenebilir enerji  kullanımının desteklenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda, çevrenin korunması için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının  desteklenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınması vurgulanmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla yararlanılmasını sağlayıcı  politikalar çerçevesinde, TBMM’ne “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı Taslağı”  sunma hazırlıkları sürdürülmektedir. Ayrıca, 4628 sayılı “Elektrik Piyasası Kanunu” ile elektrik enerjisi üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını özendirmek amacıyla  gerekli tedbirlerin alınmasına çalışılmaktadır. Bu çerçevede, 200  milyon dolar tutarında Dünya Bankası kredisi, yenilenebilir enerji yatırımları için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ve  Türkiye Kalkınma Bankası aracılığıyla özel sektörün kullanımına sunulmuştur.

Türkiye’nin, hidroenerji, jeotermal, güneş, rüzgar, enerji potansiyeli sırasıyla 216 milyar KWh, 31500 MWt, 500 Mtep/yıl, 400 milyar Kwh’tur. Bir başka deyişle yenilenebilir enerji kaynakları yönünden dünyanın şanslı bölgelerinden birinde yer almaktadır. Türkiye’de hidro-enerji toplam elektrik enerjisi üretiminde %41 oranındaki payıyla halen en fazla kullanılan yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. 2020 yılına gelindiğinde Türkiye’nin hidro-enerji potansiyelinin yaklaşık %90’ından faydalanması beklenmektedir. Öte yandan, Türkiye’de jeotermal enerji  kaynaklarından 20 Megavat elektrik üretilmektedir. 2020 yılında bu miktarın 1000 MGW’a kadar çıkması öngörülmektedir. Bir başka deyişle, 2020 yılında, 1 milyon 250 bin konut jeotermal enerjiyle ısıtılacaktır. Diğer taraftan,2002 yılı sonu itibariyle rüzgar enerjisinden 1.8 GW’lık enerji elde edilmiştir. Yapılan planlar 2025 yılında elektrik ihtiyacının %7’si rüzgar enerjisinden karşılanacağını ortaya koymaktadır.

Türkiye’de bazı belediyeler tarafından çöp içinde biriken metan gazının borularla enerji üretim tesislerine pompalanmasıyla elektrik enerjisi üretilmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalara 1957 yılında başlanmış olup, çöp termik santralların kurulması  girişimleri hız kazanmıştır.

Neler Yapılabilir?

Türkiye, 2001 yılı itibariyle dünya nüfusunda %1.10, ekonomisinde %0.68 ve enerji tüketiminde %0.86 oranında bir paya sahiptir. Tüketilen ve üretilen enerji miktarının bir ülkenin ekonomik kalkınmışlığının bir göstergesi olduğu düşünülürse, yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin daha etkin kullanılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir bölgede yer alan Türkiye’de yapılan bu düzenlemeler çevre dostu ve ucuz enerji üretimini artıracaktır. Ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak amacıyla daha fazla araştırma-geliştirme çalışmalarının yapılması, bu amaçla “Yenilenebilir Enerji Kaynakları Master Planı”nın oluşturulması, özel sektörün bu alanda yapacağı yatırımlara sübvansiyon, düşük faizli kredi, vergi  iadesi ve muafiyeti gibi uygulamalar getirilmesi de faydalı olabilecektir. Yerli üretimin artırılması, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ayrıca çevreye daha az zarar verilmesi amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması teşvik edilmeli, bu amaçla, işletme masrafları çok düşük, ulusal kaynaklarımızdan olan, ancak hala %35’ini değerlendirebildiğimiz hidro-enerji kaynaklarımıza yönelik yatırımlar desteklenmelidir. Enerji talebindeki hızlı artışın karşılanması için, yenilenebilir enerji kaynaklarından en etkin ve rasyonel biçimde yararlanılması amacıyla kamu ve özel sektör yatırımlarının bu alana yönlendirilmesi de yararlı olacaktır.

Ancak, bu konuda yatırım, üretim ve tüketim maliyetlerinin yüksekliğinin yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılmasının önündeki en büyük engel olduğu görülmektedir. Sözgelimi, kömür, yakıldığında ortaya çıkan karbondioksit emisyonu için ödenmesi gereken yüksek bir ceza olmadığı sürece, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki (Hindistan, Çin, Endonezya vb.) bolluğu da gözönünde alındığında önemli bir enerji kaynağı olmaya devam edecektir. Öte yandan, doğalgaz, kalkınmakta olan ve yoğun nüfusa sahip pek çok ülkenin enerji planlamasında gelecek yıllarda da önemli rol oynayacaktır. Bütün bu gelişmelere rağmen, yenilenebilir enerji kaynaklarından, bugüne kadar arzulanan düzeyde faydalanılamamasa da, küresel ölçekte yaşadığımız ağır çevre sorunlarının giderilmesi için uluslararası işbirliğiyle bu yönde daha fazla adım atılması memnuniyet vericidir.

 

Dünyamız Isınmakta

  • Son yirmi yıldır küresel ısınmanın etkileri daha fazla hissedilir hale gelmiştir. Bu ısınmaya büyük oranda insan faaliyetlerinin neden olduğuna yönelik çok sayıda kanıt vardır. Başka bir deyişle, insan faaliyetleri sera gazlarının (başlıca karbon dioksit, metan ve azot oksit) birikimi yoluyla atmosferin kimyasal kompozisyonunu değiştirmiştir
  • Özellikle karbon ve metan gazlarının atmosferdeki oranı sanayi devrimi öncesindeki çağa oranla inanılmaz bir hızla arttı ve artmaya devam ediyor. Yapılan ölçümlerde tarih boyunca CO2 oranının küresel ısınma ile başa baş gittiğini görüyoruz.
  • Kısacası dünyamızın iklimi değişmektedir.

Önlem Alınmazsa Neler Olabilir?

  • 2100 yılına kadar ortalama yüzey hava sıcaklığının 2.5°C artabileceğini öngörülmektedir.
  • Sıcak mevsimlerdeki "katil" sıcak ısı dalgalarının görülme olasılığı artacaktır. (Karl vd, 1997). Uluslararası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Değerlendirme Raporu, deniz seviyelerinin önümüzdeki 100 yıl içinde yaklaşık 49 cm yükseleceğini, bunun belirsizlik aralığının 20-86 cm olduğunu hesaplamaktadır.
  • Deniz seviyesinin yükselmesi, doğrudan su baskınları yoluyla kıyı bölgelerinde daha fazla sayıda sel görülmesine ve fırtınaların artmasıyla da daha geniş ve daha yüksekteki alanların da su baskınlarına maruz kalmasına yol açacaktır.
  • Kuzey kutbundaki buz tabakasının (mevcut hızla) biraz daha erimesi, Golfstrim'i besleyen okyanus akıntılarının kesilmesi için yeterli olacaktır; Golfstrim'in kesilmesi Britanya'nın 6oC soğumasına yol açacaktır.

Peki Ne Yapmalıyız?

ÇÖZÜM: Karbon ayak izimizi azaltmak

Karbon Ayak İzi Nedir?

Dünyada Dünyada küresel küresel ısınmanın başlıca sorumlusu sorumlusu karbondioksitdir. Ulaşım, ısınma hatta yeme içme gibi tüm faaliyetlerimiz ile ürettiğimiz ve tükettiğimiz ürünlerin sayesinde ortaya çıkan karbonun toplamı karbon ayak izimizi oluşturmaktadır.

Karbon Ayak Nasıl Hesaplanır?

Elektrik Üretimi için karbon ayak izi hesabı aşağıdadır:

Elektrik Üretimi için : Kullanım (kWh/yr) * Emisyon Faktörü (kg CO2e/kWh) = Karbondioksit emisyonu (kg CO2e/yr)

Türkiye’nin 1990-2017 Yılı Toplam Sera Gazı Emisyonu

 

                                         Türkiye’nin 1990-2017 Yılı Toplam Sera Gazı Emisyonu

 

                                                                                                                                                 Bir Kişinin Karbon Ayak İzi

 

Karbon Ayak İzimizi Nasıl Azaltabiliriz?

  • Mümkünse güneş, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları, tasarruflu ampul, vb. kullanarak elektrik kullanımını, güneş enerjisi kullanarak doğalgaz kullanımını azaltabiliriz. Böylece en önemli emisyon kaynaklarından biri olan enerji tüketimini azaltabiliriz.
  • Ağaçlandırma çalışmalarına katkıda bulunarak dikilen her ağaç için yılda 12 kg karbondioksit emilimi sağlayabiliriz.
  • Ev ve iş yerlerindeki çöplerimizi geri dönüşüm kutularına atarak, emisyon oluşumunu önleyebiliriz.
  • İhtiyaçlarımızda önceliğimizi geri dönüştürülebilir, daha yeşil ürünlerden yana kullanarak çevreye katkıda bulunabiliriz. Alacağımız elektronik aletleri A Sınıfı olanlardan tercih ederek doğaya katkı sağlayabiliriz.
  • Kendi aracımızı kullanmak yerine toplu taşıma araçlarını kullanarak veya araç yerine yürüyerek veya bisiklete binerek emisyonların azalmasına yardımcı olabiliriz.
  • Uçakların kalkış ve inişlerdeki mil başına yakıt tüketimleri normal seyir durumundakinden çok daha yüksek olduğu için uçak biletlerimizi mümkün olduğunca direk uçuş olarak seçebiliriz.

Neden Güneş Enerjisi?

  • Tükenmeyen ve temiz enerji kaynağıdır.
  • Güneş enerjisi bedelsiz ve sonsuz bir enerji kaynağıdır. Dışa bağımlılığı yoktur.
  • Kurulum maliyeti hariç ucuz bir kaynaktır.
  • Nakliye problemi yoktur.
  • Gereken enerji her yerde, her bölgede ve her mevsimde bulunabilir.
  • Faturalarda Tasarruf Sağlar
  • Güneş enerjisinden elde edilen elektrik, üretildiği yerde tüketildiği zaman, uzun mesafeden kaynaklanan iletim kayıpları oluşmaz.
  • Güneş Enerjisi SÜRDÜRÜLEBİLİR bir özelliğe sahiptir. Elektrik kullanımın olduğu her alanda güneş enerjisi kullanılabilir.

Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası(GEPA)

İl ve ilçeler ile ilgili daha detaylı istatistiklere buradan ulaşabilirsiniz.